Çaycuma'da Filistin'e özgürlük yürüyüşü!

7 Ekim 2023 yılından bu tarafa İsrail'in Filistin ve Gazze'ye yönelik saldırıların ikinci yıldönümü dolayısıyla Çaycuma ilçesinde Milli İdare Platformu'na üye sivil toplum kuruluşları tarafından "Filistin'e Özgürlük" yürüyüşü düzenlendi. 

        Bu gönderiyi Instagram'da gör                      

ÇAYCUMA STAR HABER (@caycumastar)'in paylaştığı bir gönderi

7 Ekim 2023 yılından bu tarafa İsrail'in Filistin ve Gazze'ye yönelik saldırıların ikinci yıldönümü dolayısıyla Çaycuma ilçesinde Milli İdare Platformu'na üye sivil toplum kuruluşları tarafından "Filistin'e Özgürlük" yürüyüşü düzenlendi. 

İlçenin Yenimahalle Seka Site Camii önünde toplanan platform üyeleri Seka Caddesi üzerinden sloganlarla hareket ederek, yürüyüşünü Cumhuriyet Meydanı'na kadar sürdürdü. Çok sayıda kalabalığın katıldığı yürüyüşte "Müslüman uyuma Filistin'e sahip çık, Filistin özgürdür özgür kalacak, Kahrolsun İsrail ve İsrail şaşırma sabrımızı taşırma" sloganlar atıldı. Ayrıca Kur'an-ı Kerim okundu, ilahiler söylendi.  Yürüyüşe; AK Parti Çaycuma İlçe Başkanı Birol Yiğit, Saadet Partisi Çaycuma İlçe Başkanı Engin Zeren ve çok sayıda kalabalık katıldı.

Milli İrade Platformu ilçe Başkanı Adem inam ve Memur Sen Eğitim Bir-Sen ilçe temsilcisi Mehmet Kocaarslan konuşma yaparak; 7 Ekim 2023 yılından bu tarafa İsrail'in Filistin ve Gazze'ye yönelik saldırıların bir soykırım olduğuna dikkat çekti. Açıklamada İsrail'in saldırıları sonucu çok sayıda mazlum Filistin ve Gazze halkının saldırılar nedeniyle hayatlarını kaybettiklerini, yaralıların ise binlerce olduğuna dikkat çekti. Yapılan açıklamaların ardından Çaycuma İlçe Müftüsü Adem Bebek'in duasıyla birlikte "Filistin'e Özgürlük" yürüyüşü sona erdi. 

Milli İrade Platformu Başkanı Adem İnam yürüyüş sonrasında yaptığı açıklamasında; "İsrail’in 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana, başta Gazze Şeridi olmak üzere Filistin’de masum sivillere yönelik gerçekleştirmiş olduğu saldırılar, eşi benzeri görülmemiş bir insani felakete yol açmıştır. Uluslararası insan hakları norm ve ilkeleri ihlal edilerek bölgede; hastanelere, sivil yerleşim yerlerine, ibadethanelere, uluslararası yardım kuruluşlarının bulunduğu bölgelere yönelik havadan ve karadan saldırılar neticesinde çoğu kadın ve çocuk olmak üzere binlerce masum sivil hayatını kaybetmiştir.
Bizler bugün burada “Filistinli kardeşlerimizle Dayanışma, Zulme ve zalime Karşı Onurlu Duruşumuzun göstergesi olarak toplandık ” şeklinde konuştu.

Memur Sen Eğitim Bir-Sen ilçe temsilcisi Mehmet Kocaarslan konuşmasında şunları söyledi; "Filistin toprakları, yüzyılı aşkın süredir işgalin, zulmün ve direnişin tanığı olmuştur. 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana; Filistin’deki, Gazze’deki zulüm, tarifi mümkün olmayan bir soykırıma dönüşmüştür. Bizler miracın sembolü Mescid-i Aksa’yı asırlardır gönlümüzde kutlu bir yere koyarken, gelecek nesil Kudüs’ü ve Filistin’i direnişin ve dirilişin adı olarak anacak; zulmün ve zalimin adına da İsrail diyecektir.

1918 yılına dayanan bu işgal, bugün hâlâ Gazze semalarında bombalarla, açlıkla ve sessizlikle sürüyor. Filistin halkı; evinden, toprağından, hatıralarından, tarihinden ve kimliğinden koparılıyor; insanlığın gözü önünde bir soykırım cereyan ediyor. Filistin halkı, yüz yılı aşan bu işgale karşı Müslümanlığın onurunu, kimliğini ve varlığını tüm engellere rağmen savunmaktadır. Uluslararası insan hakları ve özgürlük söylemleri ise Gazze’de çökmüştür. Dünyanın vicdanlı ve merhametli insanları, devletlerin körlüğüne karşı meydanlara çıkmıştır. Filistin’in, direnişin ve yeniden dirilişin yanında olmuştur.

Yıllardır işgal altındaki Filistin topraklarında, özellikle Gazze’de, çocuklar, kadınlar ve masum siviller göz göre göre katlediliyor. Bu zulüm, insanlığın kara bir lekesi olarak tarihe geçmiştir. İsrail'in Gazze Şeridi'ne 7 Ekim 2023'ten beri düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 66 bin 288'e, yaralıların 169 bin 165'e yükseldiği ifade ediliyor.

Gazze Şeridi'nde enkaz altında hâlâ binlerce insan olduğu belirtiliyor. İsrail yönetiminin tüm tepkilere rağmen Filistin halkına yönelik sistematik bir şekilde devam eden ağır ve insanlık dışı saldırıları, sivillere yönelik toplu cezalandırma, geniş çapta yıkım ve yerinden etme politikaları açıkça soykırım ve insanlığa karşı işlemiş olduğu suçlarının bir göstergesidir.

Tüm ateşkes çağrılarına rağmen savaş suçu işlemeye devam eden İsrail, Filistinli sivil halka başta gıda olmak üzere temel ihtiyaçların ve acil insani yardımların ulaştırılmasının engellenmesini hedeflemektedir. İsrail yıllarca abluka altında adeta açık hava hapishanesine dönüştürdüğü Filistin’de, temel insan hak ve özgürlükleri ile uluslararası hukukun ilkelerini hiçe sayarak insani yardımları engellemek suretiyle açlığı ve yokluğu en büyük silah olarak kullanmakta ve bölgede yaşayan binlerce Filistin’liyi göç etmeye zorlayarak bölgedeki insani dramı daha da artırmaktadır.

Emperyalist güçlerin verdiği askeri, mali ve diplomatik desteğin şımarttığı İşledikleri sistematik katliam/soykırım ve savaş suçları görmezden gelinen işgal rejiminin en büyük dayanağı kuşkusuz uluslararası toplumun sessizliği ve tepkisizliğidir. Bu yönüyle Filistin’in işgali sorunu, medeni dünya için insani ve ahlaki bir sınavdır. Siyonist rejimin katil başkanını defalarca ayakta alkışlayarak İsrail’in azgınlaşmasında sırtını sıvazlayan tüm yaklaşımları kınıyoruz.

Bugün buradan BM Güvenlik Konseyi ve BM Genel Kurulunu, İsrail’e yönelik aldığı kararları uygulamaya, Uluslararası sistemin tüm aktörleri ile insan hakları kurum ve kuruluşlarını işgalci rejimin saldırılarına karşı daha aktif bir rol üstlenmeye davet ediyoruz. Uluslararası hukuku ve BM kararlarını hiçe sayan, planlı bir soykırımı sistematik katliamlarla sürdüren siyonist rejiminin işlediği insanlık suçlarının ve işgalciliğinin hesabı mutlaka sorulmalıdır.Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yıllardır dile getirdiği :

“Dünya beşten büyüktür.” “Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin birkaç ülkenin çıkarına göre aldığı kararlar, insanlığın kaderini belirleyemez.” Sözlerinin gereği Kudüs, Mescid-i Aksa ve Gazze’ye yönelik saldırılar durmalı, Filistin halkına yönelik boykot acilen kaldırılmalı, işgalci rejim şiddet ve katliamlara son vermelidir.

Ey dünyanın sessiz başkentleri! Ey insan hakları nutuklarıyla vicdan satın alan kurumlar! Gözlerinizin önünde işlenen bu suç karşısında sessizliğiniz, zulme ortaklıktır. Adalet sadece bildirilerde değil, gerçek irade de anlam bulur.Bugün buradan tüm Dünyaya çağrımızdır: Zülüm bitene kadar ,Gazze özgür olana kadar susmayacağız. Bu meydanlardan yükselecek ses, Kudüs’e, Gazze’ye, Sumud’a ve tüm mazlum coğrafyalara umut olacaktır. Biz sadece Filistin için değil, insanlığın onuru için ayaktayız! Filistin halkı ve Kudüs davası yalnız değildir.

Soykırımın ikinci yılından, 7 Ekim 2025 tarihinde bir kez daha sesleniyoruz: Zulüm karşısında asla tarafsız olmayacağız. Güçlünün haklı olduğu değil,Haklının güçlü olduğu bir sistem kurulana kadar, Dünya 5 ten büyüktür demeye devam edeceğiz. Zalim devletler er ya da geç yıkılmaya mahkumdur. Karanlığın en zifiri noktasında yaklaşan bir zafer vardır. Filistin’in çocukları direndikçe, biz de susmayacağız. Rabbimize en büyük niyazımız; mazlumların yardımcısı, zalimlerin korkulu rüyası olmaktır. Ya Rabbi, Mescid-i Aksa’ya, Kudüs’e, Filistin’e, bizlere kutlu bir zafer nasip eyle. Filistin’e selam, direnişe devam."