Çaycuma'da kadınların sessiz çığlığına dikkat çektiler!
Çaycuma Kent Konseyi Kadın Meclisi, son günlerde ilçede art arda yaşanan kadın ve çocuk dramlarına ilişkin çarpıcı bir basın açıklaması yaptı. Kadın Meclisi Başkanı Semra Çakır, 'Çaycuma'da kadınların sessiz çığlığına kulak verin. Sessizlik, suça ortak olmanın en incelikli biçimidir' diyerek toplumsal duyarlılığa çağrıda bulundu.
Çaycuma Kent Konseyi Kadın Meclisi, son günlerde ilçede art arda yaşanan kadın ve çocuk dramlarına ilişkin çarpıcı bir basın açıklaması yaptı. Kadın Meclisi Başkanı Semra Çakır, “Çaycuma’da kadınların sessiz çığlığına kulak verin. Sessizlik, suça ortak olmanın en incelikli biçimidir” diyerek toplumsal duyarlılığa çağrıda bulundu.
“Dört acı olay, ilçemizin vicdanını yaraladı”
Kadın Meclisi tarafından yapılan açıklamada, sadece bir hafta içinde yaşanan dört olayın Çaycuma’da toplumsal duyarlılık eksikliğini gözler önüne serdiği vurgulandı.
Basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:“16 yaşındaki bir kız çocuğu, karın ağrısı şikâyetiyle gittiği hastanede hamile olduğu ortaya çıkınca doğum yaptı. Yine 16 yaşındaki başka bir kız çocuğu, doğum yaptığı hastanede bebeğini kaybetti. Boşandığı eşinin ailesiyle yaşayan bir kadın, kayınpederi tarafından tüfekle vurularak hayatını kaybetti. Kayıp olarak aranan 16 yaşındaki Hasret Akkuzu, günler sonra bir su kuyusunda ölü bulundu.”
Kadın Meclisi bu dört olayın yalnızca bireysel trajediler değil, toplumsal bir alarm çağrısı olduğunu belirterek, “Çocuk istismarından kadın cinayetlerine, aile içi şiddetten kurumların ilgisizliğine kadar uzanan bu tablo, ilçemizin vicdanını derinden yaralamaktadır” ifadelerini kullandı.
“Toplumsal Sessizlik Suç Ortaklığıdır”
Kadın Meclisi Başkanı Semra Çakır, bazı kurum ve kuruluşların açıklama yapmasına rağmen toplumun büyük bölümünün sessiz kalmasını eleştirdi: “Bazı siyasi partiler, bir sendika ve bir parti kadın kolları tarafından yapılan açıklamalar elbette değerlidir; ancak bu sessizliğin gürültüsünü bastırmaya yetmemektedir. Kadınlar ölürken, çocuklar istismar edilirken toplumun geri kalanının hâlâ suskun kalması kabul edilemez. Bu birkaç açıklama, Çaycuma’nın vicdanını temize çıkarmaz; çünkü hâlâ susan çok, konuşan azdır.”
Kurumlara Çağrı: “İzleme ve Müdahale Komisyonu kurulmalı”
Kadın Meclisi, yaşanan olayların önüne geçilmesi için tüm kurumları sorumluluk almaya davet etti.
Yapılan çağrıda şu talepler öne çıktı: Kaymakamlık ve Belediye: Kadın ve çocuklara yönelik şiddet, istismar ve riskli durumların tespiti için kalıcı bir “Toplumsal İzleme ve Müdahale Komisyonu” kurulmalı. Milli Eğitim Müdürlüğü: Okullarda erken yaşta istismar, güvenli internet kullanımı ve toplumsal cinsiyet farkındalığına dair düzenli eğitim programları başlatılmalı. Sağlık Kurumları: Reşit olmayan gebelik vakalarında koruyucu, bildirime dayalı ve psikolojik destek mekanizmaları eksiksiz işletilmeli. Emniyet ve Jandarma: Kadın ve çocuklara yönelik tehdit, şiddet ve kayıp vakalarında önleyici tedbirler artırılmalı, koruma kararı süreçleri hızlandırılmalı. Siyasi Partiler ve STK’lar: Sessiz kalmayın; bu mesele siyaset üstüdür, insanlık sorumluluğudur.
“Birlikte yaşamak, birbirini korumakla başlar”
Açıklamanın sonunda Kadın Meclisi, dayanışma ve toplumsal sorumluluk vurgusu yaptı: “Her bir kadın cinayeti, her bir istismar vakası bir ilçenin vicdanında derin bir yaradır. Bu yarayı sarmanın yolu susmaktan değil, dayanışmaktan geçer. Çaycuma’nın geleceği, kadınların ve çocukların güvenli, onurlu bir yaşam sürebildiği bir kent olmaktan geçmektedir.” Kadın Meclisi Başkanı Semra Çakır, kurumları ve tüm toplumu bu konuda açık, güçlü ve kalıcı bir tavır almaya davet etti.