Eğitim Sen'den MEB'in öğretmenlere din dersi dayatmasına itiraz!
Eğitim Sen, MEB'in bütün öğretmenlerin katılımını zorunlu tuttuğu din dersi eğitimindeki ısrarına tepki gösterdi. Eğitim Sen Genel Merkezi, mesleki çalışma programın iptali ve yürütülmesinin durdurulması istemi ile dava açtı.
Eğitim Sen’den yapılan açıklamada, “Eğitim Sen olarak üyelerimiz başta olmak üzere, seminere katılacak bütün eğitim emekçilerini bu dayatmacı tutum karşısında tavır almaya ve seminer videosunda ilgili bölümü sessize alarak izlemeye davet ediyoruz. Bugün seminer üzerinden başlatılan böyle bir dayatma, önümüzdeki süreçte müfredat değişiklikleri olarak önümüze çıkacaktır. Bu dayatmayı kabul etmiyoruz.” denildi.
Eğitim Sen, programda yer alan “Temel Eğitim ve Ortaöğretim Kurumlarında Din Eğitimi ve Öğretimi” başlığının “Sadece din eğitimi ve öğretimi alanı ile ilgili başlık açılmış olması
nedeniyle iş barışını bozacak niteliğe sahip olması ve sadece din kültürü ve ahlâk bilgisi branş öğretmenlerine değil tüm yönetici ve öğretmenlere zorunlu olması” yüzünden Anayasa’nın lâiklik ilkesine aykırı olduğunu ifade etti. Sendika, başlığın öğretmenlere yeni beceriler kazandırmaya ve öğrencilerin ihtiyaçlarına yönelik olmaması bakımından MEB Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’nin 87/2. Maddesine de aykırı olduğunu belirtti.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) 13-17 Kasım tarihleri arasındaki ara tatilde öğretmenlerin eğitim seminerlerine din eğitimi dersini eklemesi ve bunu zorunlu tutması büyük tepkilere neden oldu. Yüz yüze yapılması planlanan eğitim seminerleri, gelen tepkiler üzerine çevrimiçi olarak değiştirildi. MEB’in, seminer ders videolarının bileştirilmesi ve tamamına katılım olmaması halinde mesleki çalışma yapılmamış sayılacağına ilişkin bir yazı yayınladı.
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) yaptığı açıklamada bu tutumun
antidemokratik olduğunu belirterek, tüm eğitimcileri bu dayatmaya karşı tavır almaya çağırdı.
‘LAİK EĞİTİM ANLAYIŞINA YÖNELİK HER TÜRLÜ DAYATMAYA KARŞI BİRLİKTE TUTUM ALALIM’
Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Millî Eğitim Bakanlığı, 13-17 Kasım haftası mesleki çalışma dönemi için bir takvimle program yayınlamıştır. Seminerin önce yüz yüze yapılacağı açıklanmış, gelen tepkiler üzerinde çevrimiçi yapılacağı belirtilmiş ancak herhangi bir program değişikliği bildirilmemiştir. Seminer programında yer alan başlıklardan birisi ‘Temel Eğitim ve Ortaöğretim Kurumlarında Din Eğitimi ve Öğretimi’ olarak belirlenmiştir. ‘2023 yılı Kasım dönemi Mesleki Çalışmalar’ programında yer verilen, ‘Temel Eğitim ve Ortaöğretim Kurumlarında Din Eğitimi ve Öğretimi’ başlığı öğretmenlere yeni beceriler kazandırmaya, eğitim ve öğretimde karşılaşılan problemlere çözüm yolları bulmaya, öğrencinin ve çevrenin ihtiyaçlarına göre plan ve programlar hazırlamaya yönelik olmaması bakımından Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’nin 87/2. maddesine aykırı olması, amaca hizmet etmemesi, başkaca hiçbir branş için ayrı bir başlık açılmamışken, sadece din
eğitimi ve öğretimi alanı ile ilgili başlık açılmış olması nedeniyle iş barışını bozacak niteliğe sahip olması ve sadece din kültürü ve ahlak bilgisi branş öğretmenlerine değil tüm yönetici ve öğretmenlere zorunlu olması bakımından Anayasanın 2. maddesinde yer alan laiklik ilkesine aykırıdır.
Bugüne kadar başka hiçbir branş için böyle bir eğitim planlamayıp, din eğitiminin ilk ve orta tüm kademe tüm öğretmenlerine seminer dersi olarak verilmesinin fiili bir dayatma olduğu açıktır. Bu nedenle sendikamız önceden ilan edilen seminer takvimine göre, bu derse katılmama kararı almıştır. Ancak MEB, söz konusu dersi bütün öğretmenlere dayatma ısrarını sürdürmekte, seminer ders videolarının bileştirilmesi ve tamamına katılım olmaması halinde mesleki çalışma yapılmamış sayılacağına ilişkin bir yazı yayınlamıştır.
MEB’in söz konusu dayatmacı tutumunda ısrarcı olması, antidemokratik bir tutumdur ve bu tutum kabul edilemez. Eğitim Sen olarak üyelerimiz başta olmak üzere, seminere katılacak bütün eğitim emekçilerini bu dayatmacı tutum karşısında tavır almaya ve seminer videosunda ilgili bölümü sessize alarak izlemeye davet ediyoruz. Bugün seminer üzerinden başlatılan böyle bir dayatmanın, önümüzdeki süreçte gündeme gelecek olan müfredat değişiklikleri ile daha da yaygınlaştırılması tehlikesine karşı, bütün eğitim ve bilim emekçilerini, laik eğitim anlayışına yönelik her türlü dayatmaya karşı birlikte tutum almaya ve ortak hareket etmeye davet ediyoruz.”
DAVA AÇILDI
Eğitim Sen, söz konusu program ve programın ayrıntılarının 1739 sayılı Milli Eğitim Temel
Kanununa, Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliğine, Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğine aykırı olduğunu belirterek iptali ve yürütmesinin durdurulması istemi ile dava açtı.