Vatandaşın Çaycuma'daki büyük sorunu! Köpekler!
Çaycuma Star Haber merkezine ulaşan bir vatandaş Çaycuma'da en büyük sorunun köpekler ile ilgili olduğunu ve alınacak olan önlemleri tek tek açıkladı.
Vatandaşın bize ulaştırdığı metni aynı şekilde yayınlıyoruz;
"Geçtiğimiz gün bizimle aynı ekosistemi paylaşan dostlarımızın 4 Ekim Hayvanları koruma günüydü kutlu olsun. Ve onları en çok bizden korumalıyız. Kendimizi de onlardan. Çünkü her ne kadar hayvansever olsakta köpek fobisi olan binlerce yakınımız var. İster istemez gördükleri anda korkudan adrenelin hormonu salgılıyor vücutları ve köpekler bunun kokusunu tehlike var anlamında algılıyor sonrasında film kopuyor vs vs. Gelelim güzel ilçemız Çaycuma'mıza. Çaycuma ilçemizin çevre sınırlarından (Pehlivanlar, Karalar, Sofular, Ayvazlar, İstasyon) merkezde Atatürk heykeline doğru saat 02.00-04.00 civarı toplamda 100 kişi koşu yarışması başlatsak eminim iki elin on parmağını geçemez yarışmayı tamamlayan sayısı.
Çünkü her yüz metrede bir çete gibi gruplanmış köpekler ile karşılaşacaklar. Köpekler ister istemez bağıracak biri bağırdığı zaman kopeklerin sayısı bir anda yirmilere çıkacak. Mahalle sakinlerinin bebekleri hastaları uyanacak ışıklar yanacak. Yarışmacı ister istemez git dur diye köpeklere bagiracak sakinliğini koruyamayacak. Belki çoğu yarışmacıda köpek saldırısına bağlı ciddi yaralanmalar olacak. Şimdi diyeceksiniz ki gece vakti yarışmanın ne işi var gundüz yapılır yollar trafiğe kapatılır rahatça yapılır. Hayır burda amaç empati. Gece saat 2'de çocuğunun ateşi çıktığı için aracı olmayan Ahmet abimizin nöbetçi eczaneye koşarak giderken köpeklerin ona saldırmasının empatisi. Gece saat 3'te ekmek fırınınınn ateşini yakmaya bisikletiyle giden Mehmet amcamıza havlayan köpeklerin verdiği stresin empatisi. Sabah erkenden kalkıp evinin önünde saat 6-7 civarı işci servisi bekleyenlerin korku dolu bakışlarının empatisi. Okula çocuğunu elinde sopa ile götüren annenin korkusunun empatisi.
NE YAPMALI NE YAPMAMALIYIZ , ÇÖZÜM NE PEKİ ?
En önemli ve acil olarak yapılması gereken ırmak kenarında güzide yaşam park alanımızın yanında bulunan hayvan barınağının ivediklikle Samsun Belediyesi örneğinde olduğu gibi şehir merkezinden uzak içinde tüm sağlık barınma imkanların oldugu bir komplekse yapılması ve sonrasi biz vatandaşlara düşüyor. Nasıl mı? Çözüm çok basit öncelikle yetkili kurum ve kuruluşlarımıza yardımcı olmalıyız. Saldırgan bir sokak canını A vatandaş şikayette bulunup barınak yetkilileri tarafından alınmaya gelindiğinde B vatandaş "Hayır efendim o benim köpeğim ben onu besliyorum doyuruyorum alamazsınız" gibi bir zorluk çıkarmamalı. Eğer gerçekten sahibi olduğunu ispatlayabilirse mikroçip ve pasaportu ile başkasının yaşam alanına zarar vermeyecek şekilde köpeğini beslenmelidir. Bu şekilde yetkililer tüm saldırgan olan köpekleri toplayıp şehir merkezinden uzak tam donanımlı bir hayvan bakım ve rehabilitasyonu merkezinde hayvanların kontrolü yapılırsa. Ve en önemlisi çevre köylerden özellikle dişi köpeklerin şehir merkezine bırakılması engellenirse bir nebze bu sorun önlenir.
KIYIDA OTURUP KÜREKLE SUYU DENİZE ATMAYALIM
Vatandaş olarak önce yetkilerimizden barınağın şehir merkerzi ve yerleşim yerlerinden uzak bir yere donanımlı bir şekilde yapılmasını isteyelim sonrada her köşe başında bekleyen köpekleri besleyen vatandaşlarımızdan oraya yapılacak barınağa yiyecek veya sağlık bakım desteği göndermelerini bekliyoruz. Ve köylerimizden rastgele hayvan bırakılmasının bitmedini istiyoruz. Yetkili birimlere ihbar edilmesini konunun o şekilde halledilmesini istiyoruz. Bu konuda herkes elini taşın altına koymalı. Yoksa bu atesin altında çok canlar yanar. Çözüm hepimizde.
1) Barınak acil kalkıp şehir merkezi ve yerleşim yerlerinden uzak bir doğal yaşam alanına gitmeli.
2) O yaşam alanını hayvan seven veya sevmeyen tüm vatandaşlarımız maddi manevi desteklemeli.
3) Barınak yetkililerine hiçbir vatandaşımız zorluk çıkarmamalı. Onu alamazsın bunu yapamazsın sen kim oluyorsun gibi şeyler olmamalı. Gerekirse her mahalleden düzenli besleme yapan kişiler başıboş saldırgan köpekleri yakalamada yardımcı olmalı
4) Köylerde hamile kalmış kopekleri rastgele ilçe merkezine bırakmamalı bunları yetkililere ihbar etmeli tam donanımlı yeni barınağımızda tüm sağlık çalışanları altında yavrular sağlıkla büyütülmeli ve sahiplendirilmeli.
5) Birbirine hakeret kin düşmanlık duymamalı bu konular hakkında güzel güzel konuşarak yarınlarımız için bu sorunları halletmeliyiz. Daha güzek yarınlar için, güzellim Çaycumamızın yaya ve bisiklet yolllarında hatta çoğu sokağın araç yollarında rahatça gece ve gündüz demeden yürüyüş seyahat yapabilmemiz geceleyin uykusundan sıçramayan hastamız bebeğimiz için hep birlikte ele ele verip Çaycuma'mızı bir örnek durum haline daha getirelim."