YURTDIŞI OYLARI: SEÇMEN İRADESİNE MÜDAHALE

Almanya/Avrupa'daki Türkiyeliler oy hakkı için yıllarca vatandaşı oldukları ülkeye çağrı yaptılar. Önce gümrük kapılarında ve havalimanlarında oy kullanma hakkı elde ettiler. Yetinmediler, oy hakkı mücadelesini sivil toplum kuruluşları üzerinden sürdürdüler. 

Uzun bir mücadele sonucunda bulundukları ülkelerde sandıklar kurulmasına ve Türkiye’deki genel seçimlerde oy verme hakkına sahip oldular..

Bu hakkın/yöntemin yeterli olmadığını ve haksızlıklar doğuracağını, çeşitli vesilelerle yazdık, çizdik, anlattık.

İşte bir seçime daha bu sistemle gideceğiz. 

Yurt dışından gelen oyların nasıl haksızlık ürettiğini kısaca anlatıp çözüm önerimizi ifade edelim.

Bilindiği gibi Türkiye genelinde 87 seçim bölgesinde sandıklar kapandığında sayım yapılarak siyasi partilerin aldıkları oy oranına göre milletvekili dağılımı ortaya çıkmaktadır. 

Böyle mi olmaktadır: 

HAYIR.

Neden hayır, çünkü yurt dışından gelen ve bir havuzda toplanan oylar devreye girmektedir. Yurt dışı oyların dağılımı şöyle oluyor. Cumhurbaşkanı adaylarına verilen oylar adayların doğrudan hanesine yazılıyor. Burada bir sorun yok. 

Asıl sorun Milletvekili oylarının dağılımında yaşanmaktadır. Havuzda toplanan yurt dışı oyların önce partilere göre genel dağılımı yapılmaktadır. Her bir partinin havuzdaki toplam yurtdışı oyları 87 seçim bölgesinde aldıkları oy oranına göre yeniden dağılımı yapılıyor. 

87 seçim bölgesinde partilerin aldıkları oy oranına göre milletvekili dağılımı yapılmadan yurt dışından gelen oylar da üstüne eklenerek milletvekili dağılımında son durum ortaya çıkmaktadır.

İşte tam bu nokta; hem seçim bölgelerindeki seçmenin hem de yurt dışı seçmenlerin iradesine müdahale edilerek bir haksızlık doğurmaktadır. Bir başka ifadeyle; seçim bölgelerinde oy kullanan seçmen iradesi sayım sonucunda dışarıdan gelen oyların müdahalesi sonucunda farklılık göstermektedir. Yurt dışı seçmenin kullandığı oy buna sebebiyet vermektedir.

Burada seçmen iradesine müdahale olduğu gibi demokrasi açısından da antidemokratik bir durum söz konusudur. 

Peki ne yapılmalı da seçmen iradesine müdahale, antidemokratik uygulamaya son verilmelidir, verilebilir!.

Şöyle ki, YURT DIŞINDA SEÇİM BÖLGELERİ oluşturarak.

Bildiğim kadarıyla 75 ülkedeki 200’e yakın yerleşim yerinde TC vatandaşları oy kullanıyor. Bunların çoğunda seçmen sayısı az. Lakin başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerinde Türkiye’de bir çok ilin nüfusundan daha fazla vatandaş ve seçmen yaşamaktadır.

Almanya, Fransa gibi seçmen sayısının çok fazla olduğu ülkelerde birden fazla seçim bölgesi, seçmen sayısı az olan ülkelerin de birkaçının bir seçim bölgesi altında toplanabilir.

Bu durumda hem Türkiye’deki  87 seçim bölgesindeki seçmen iradesine olumsuz bir müdahale söz konusu olmayacak hem de, en önemlisi yurtdışı seçmen bölgelerindeki seçmenler TBMM’de temsil hakkı elde edecek ve  sorunlarını, görüşlerini doğrudan ifade etme imkanına/hakkına kavuşacaktır.

Bunları yıllardır dile getiriyoruz ama soruna bugüne değin el atan çıkmadı.

Umarım ve dilerim yeni bir seçime kadar konu vuzuha kavuşur.