Gece yarısı saat 01.45’de ilçenin Çaycuma-Ankara karayolunun Perşembe ışıklı kavşakta Bartın’dan Ankara’ya seyir halinde olan A.K. idaresindeki 41 FM 830 plakalı şehirlerarası yolcu otobüsünün kavşakta Göksel Baş’ın yönetimindeki 34 BP 566 plakalı otomobile çarpması sonucu kaza meydana gelmişti.
Meydana gelen kazada otomobil sürücüsü 22 yaşındaki Göksel Baş hastanede, yanında olan ve kuzeni 19 yaşındaki Resul Baş ise olay yerinde hayatlarını kaybetmişti. Kazanın ardından kontrolden çıkan otobüs ise yolun sağ tarafında bulunan kokoreççinin bulunduğu prefabrike çarpması sonucu ortalık savaş alanına dönmüştü.
Kazada hayatlarını kaybeden kuzenler Göksel Baş ile Resul Baş ilçeye bağlı Sandallar köyünde son yolculuğuna uğurlandı. Cenazeleri ikindi namazı öncesi kılınan cenaze namazının ardından aile mezarlığına defnedildi.
“GENÇ EVLATLARIMIZI KAYBEDİYORUZ, BU BİZE DERİN BİR ACI BIRAKIYOR”
Hayatlarını kaybeden kuzenlerden Göksel Baş’ın amcası Ahmet Baş, yeğeni ve kendi çocuğu gibi sevdiği Resul Baş’ı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşarken, sürücülerin trafik kurallarına uymasını istedi.
Amca Baş; “Göksel Baş’ın amcasıyım. Elim bir kaza sonucu yeğenim ve yeğenim, çocuğum kadar sevdiğim Resul Baş’ı kaybettik. Acımız tarifsiz. Allah kimseye bu acıyı göstermesin. Allah bu acıyı kimseye yaşatmasın. Ben şunları ifade etmek istiyorum. Sürücülerin mutlaka ve mutlak trafik kurallarına uymasını tavsiye ediyorum. Trafik kurallarına uymak çok önemli bir şey. Trafik kurallarına uymadığımız sürece böyle genç fidanlarımız gidiyor. Genç evlatlarımızı kaybediyoruz. Bizlere tarifi olmayan bir acı bırakıyor. Ben sürücülerin trafik kurallarına uymasını istiyorum” dedi.
“KİMSEYE ZARARI OLMAYAN ÇOCUKLARDI, ÖLÜM BİLE AYIRMADI”
Son olarak Göksel ve Resul Baş’ın aralarında arkadaşlıkları kan bağı gibi olduğunu da ifade eden amca Ahmet Baş sözlerini şöyle tamamladı; “Göksel ile Resul birbirinden ayrılmazlardı. Çok samimi bir arkadaştılar.Kendilerinden akşam eve giderken ayrılırladı. Arkadaştılar. Aynı sülaleden olduğu için kan bağıda var. Kimseye zararlı olmayan çocuklardı. Ölüm bile ayırmadı.”



















