Akım demeyelim ama gençlerde ve toplum katmanlarında DEİZM eğilimi son yıllarda yaygınlaştı.
Dünyada Deizm kısaca; evreni tek Tanrının yarattığına inanmak, Tanrı’nın evrene hiçbir müdahale etmediğine ve etmeyeceğine inanmak, vahyi kabul etmeyen dini görüş olarak tanımlayabiliriz.
Türkiye’de sayılarının giderek arttığı ifade edilen Deizm inanışında tek tanrıya yani Allah’a inanış var. Fakat Allah’ın koyduğu emirlere, peygamberine ve Kur’an’a inanış yok.
Köşe yazılarında Deizm gibi toplumsal eğilimlerin tarihsel/sosyolojik/kültürel/siyasi analizlerini tüm detaylarıyla ele almak imkan dahilde değildir. Tali/çevresel sebepler bir tarafa, yazının konusu olan mevzuya dair asıl nedene kısaca işaret edeceğiz.
Yüzde doksan sekizi Müslüman olarak tanımlanan toplumun/gençlerin dinden kaçışının sebebi nedir diye sorulması gereken bir meselelenin cevabı; ülkede tüm yönelimleri doğrudan etkileyen/belirleyen tek faktör siyaset ve siyasetin emrindeki kurumlardır.
Diyanet, tarikat, vakıf, STK vb. 21 yıldır ülkeyi Allah, peygamber diyerek dört bir yanımızı dini çağrışımlar, imam hatiplerle bezeyen bir iktidar yönetiyor. Tek başına AKP iktidarı.
Mevcut siyasi (AKP) iktidar; cumhuriyet Türkiye’sinin dini değerleri en çok araçsallaştıran, istismar eden hükümetleri arasında en başa yazılacaktır.
Diyanet üzerinden din üzerinde tepiniyor. Diyanete ve mensuplarına (müftü, imam) istediği her şeyi istediği formatta söyletiyor, yaptırıyor.
Yazının sınırlarını zorlamadan birkaç soru soralım:
Adalet, ahlak, özgürlük vadederek gelen, bugün adaleti katleden, temel özgürlükleri hiçe sayan bir iktidarın varlığı karşısında gençler ne yapar, ne düşünür!..
Bir yandan dindarlık satan iktidar, diğer yandan eleştirilere “be ahlaksız, be namussuz, be adi” diyerek aşağılayan, çürük/sürtük gibi zehirli bir dil kullanması karşısında gençlerin dindarlığa mı yönelmesi beklenir!..
İktidarın bir aparatı haline gelen Diyanet’in, vaaz, hutbe ve kamuoyu açıklamalarında iktidarın her türlü adaletsizliğini, hukuksuzluğunu, ahlaksızlığını, haksızlığını, yolsuzluğunu, kayırmacılığını örtbas etmesi, temize çıkarması ve ardından sabır dilemesi karşısında gençler neye/nereye yönelir!..
İktidarla göbek bağı oluş(tur)muş tarikat ve cemaat yuvalarında küçük çocukların cinsel istismar edilmesi ve bu istismar(lar)ın ortaya çıkması durumunda yayın yasağı getirilerek üstünün örtülmesi karşısında gençler Deizm’e değilde nereye yönelecektir!
İktidar ve onun aparatları tarafından yaratılan, uydurulan / uygulanan sahte din anlayışına karşı çıkanları kafir, din düşmanı ilan eden, ülkeden tehcire sürükleyen bir sistem karşısında gençlerin Deizme değil de nereye yönelmesini bekliyorsunuz!..
İktidar ve aparatlarına yönelik aklımıza hücum eden soruların sonu gelmez.
İktidar ve ona göbekten bağlanan, değişimden ürken, nimetlerinden olacağından korkan dindar camia ve her bir söz ve amelini iktidarın rengine endeksleyen İslamcılık iflas etmiştir.
Adalet ve ahlak için söyleyecek bir sözü kalmayan iktidar/İslamcılar artık günümüzde “emin” kişi(lik)ler değildir. Güven vermemektedirler. İktidar yanlısı olmayanlar için; korku ve tedirginliğin bizatihi kaynağı haline gelmiştir.
İktidar ve iktidar aparatı haline gelmiş Diyanet, dernek, vakıf ve cemaatler kendilerini bir özeleştiriye tabi tutmazlarsa, ellerindeki güce ve imkanlara rağmen; inanç ve değerler örselenmeye devam edecek, gençler ve toplum katmanları, dindarlar eliye hızla deizm/ataizm inancına sürüklenecektir.
Ülkede, müspet/menfi var olan toplumsal eğilimlerin birinci dereceden müsebbibi iktidar(lar)ın yapıp ettikleridir.
Gençliğimizde İslamcıların “Gençliğin İmanını Sorularla Çaldılar” kitabı vardı, günümüzde “Gençliğin İmanını Dindarlar Çaldılar” kitabı yazılmayı bekliyor.
















On numara beş yıldız bir yazı ..On numara beş yıldız bir yazı