Cumhuriyetin kuruluşunun geride kalan yüzyılı üzerinde çokça konuşuldu, tartışıldı, törenler yapıldı, müzakere edildi.
Konuşmalar, tartışmalar, müzakereler 100 yılı anlamak, anlamlandırmak için kifayet eder mi?! Benim açımdan etmez/etmedi. İdeolojik karşıtlıklar üzerinden cümleler havada uçuştu, görkemli törenler yapıldı, meşaleler tutuşturuldu lakin hamasetten başka bir şey üretilmedi!..
Yazının doğrudan asıl teması Cumhuriyetin yüzyılını tartışmak olmadığından ötürü başka bir bahis olarak burada kalsın.
100. yıl bağlamında konuşmamız gereken, Cumhuriyetin ilk vilayetlerinden Zonguldak iline bağlı Çaycuma’nın yeni yüzyıla girerken hazırlıklarına başlanan yerel seçimlerdir.
Yeni yüzyılda nasıl bir Çaycuma tasarlıyoruz?.
Yeni yüzyılda nasıl bir Çaycuma beklentisi içindeyiz?.
Yeni yüzyılda zihnimizde canlandırdığımız, düşündüğümüz, beklentisi içinde olduğumuz Çaycuma’ya kiminle, hangi kadrolarla yürüyeceğimizi konuşmalıyız.
Çaycuma’nın geleceğini tartışırken geçmiş yönetimlerin kentsel dönüşüm ve kentsel yaşam felsefesi, plan, proje ve uygulamaları önümüzü aydınlatmalıdır. Vereceğimiz kararlarda her ne kadar yeni felsefe ve projeler etkili olacaksa da mutlaka geçmişten ilham almalı ve ders çıkarmalıyız.
Dünyada iklim değişiklikleri gündemde önemli bir yer teşkil ediyor. İklim değişikliklerinin etkileri de şehirlerimizde etkisini göstermeye başladı.
İklim değişikliği kimi zaman yağmurları sele dönüştürme kapasitesine sahip, kimi yerlerde yeraltı sularının çekilmesiyle şehirlerin susuz kalmasına sebebiyet vereceği öngörülmektedir.
Belediye Başkanı Kantarcı’nın yeni yapılan binalara yağmur suyu depolama şartı getirdiğinde yüzümüze müstehzi (alaycı) bir gülümse yayılmıştı. İklim değişikliğinin getireceği en önemli sorunların başında gelecek olan susuzluk konuşulmaya başlanınca bunun kıymetini ve ne demek olduğunu anlamış olduk!
İklim değişikliği ile kent yaşamını etkilemesinde öngöremediğimiz başka sorunların da ortaya çıkması muhtemeldir.
Günümüzde modern, çağdaş, gelişmiş kentlerde insanların daha huzurlu, güvenli, temiz ortamlarda yaşamalarını sağlamak amacına matuf olarak; yerel yönetimler şehir merkezlerini araç trafiğine ya tamamen kapatmak veya trafikten arındırmak, trafiği azaltmak için ciddi mücadele vermektedir. Kent merkezlerinde ulaşım aracı olarak motorlu araçlar yerini bisikletlere bırakmaktadır.
Bu anlayışla Çaycuma kent merkezi Kantarcı yönetiminde yeni baştan yapılandırılarak büyük bulvarı yayalaştırıldı, geri kalan kısımda bisiklet yolları açarak araç yoğunluğunun azaltma uygulamasına gidildi. Yayalaştırılan bölgede esnaf ve vatandaşların uygulamadan son derece memnun oldukları görülmektedir.
Yeni yüzyılda, dünyadaki kent dönüşümünde vazgeçilmez hale gelen motorlu araçlardan arındırılmış bir şehir yapılanması anlayışı/felsefesi Çaycuma’da sürdürülüp sürdürülmeyeceğini öğrenmek için başkan adaylarının projelerini bekleyeceğiz.
Yeni yüzyılda nasıl bir kent ve kent yaşam ortamı tasavvur ediyoruz?.
Dünyadaki örnekler bize kentlerin geleceklerini tasarlamamız konusunda ne gibi ufuk açıcı emsal, model teşkil edebilir/etmelidir?.
Filyos projesi kapsamında sanayileşme sınırına nereye kadar müsamaha gösterilecek, nereden sonra tarım ve yeşil alanları korumaya alacağız, almalıyız?.
Yerel yöneticilerden beklentimiz nedir, beklentilerimizi karşılayacak yöneticileri seçerken hangi kriterleri esas alacağız?.
Seçime doğru giderken, bu ve benzeri konuları konuşmaya, tartışmaya, yazmaya devam edeceğiz..
Genel
Yayınlanma: 19 Aralık 2023 - 14:02
SEÇİMLERE DOĞRU YENİ YÜZYILDA ÇAYCUMA'YI KONUŞMAK
Çaycuma Star Haber Ali İzzet yazdı; "SEÇİMLERE DOĞRU YENİ YÜZYILDA ÇAYCUMA'YI KONUŞMAK"
Genel
19 Aralık 2023 - 14:02
İlginizi Çekebilir
















“Yerel yöneticilerden beklentimiz nedir, beklentilerimizi karşılayacak yöneticileri seçerken hangi kriterleri esas alacağız?.” Öncelikle belediyeciliği ticaretle karıştıranları belediyeden uzak tutmakla başlamalıyız işe! Önceliği şov değil hizmet olanlara şans vermeliyiz! Çaycuma ya saçma sapan bir asansör değil, düzgün bir park yeri planlanmalı, yollar çitlerle çevirilmemeli, rant uğruna yeni planlara yatırım yapılıp olmayacak bir kavşak yaratılıp nice canın vebali alınmamalı Çaycumanın bugün de yarında hizmete ihtiyacı var! Irmağın sağının solunun imara açılmaması, aksine doğal hale getirilmesi sekanın pis kokusunun havamızı, pis suyunun ırmağı kirletmesinin önüne geçilmesi beton= gelecek anlayışının sıfırlanması şart! Bize belediyecilik yapacak bir başkan şart, ticaret yapanlar yeterince var!
“yeni yapılan binalara yağmur suyu depolama şartı” Bu iş bina bazında olacak iş değil, bu iş belediyenin yapacağı ve kapasitesi büyük olması gereken bir iş! Belediye Sofya evlerini yaptı gerçi yaparken oraya çıkacak yolun eğimini bile dikkate almamış olacak ki çöp kamyonları kışın o dik yolda kayıyor! İşte böyle bir ev kompleksi yapılırsa bunun yağmur suyu deposu projede planlanabilir, ama her evden yağmur deposu beklemek çok saçma! Olmayasıya iş! Yapılması gereken ev planında atık suyu ve yağmur suyunu ayrı kanallarla toplamak, ancak bu yapılırsa mantıklı! Yoksa efenim her evin deposu olacak fasa fiso! Her evin altına garaj yapılacaktı ne oldu? Sayın kantarcı kendi binasının altına garaj yerine o zamanki imar müdürlüğüyle anlaşıp ardiye yaptı! Demem o ki her eve yağmur suyu deposu saçma, ama her ev atık suyu ve yağmur suyunu farklı kanallarla dışarı versin onlarda belediye kanallarıyla atık su arıtma tesisine, yağmur suyuda depoya gönderilsin! Biraz düşünmek şart!