Son zamanlarda gerek yerel basında, gerekse ulusal basında sokak köpekleri ile ilgili sıkıntılı haberleri okumaktayız.
Öncelikle bu sokak hayvanlarının sokaklardaki ekosistemine bir bakalım.
Neredeyse her sokağın kendi köpekleri var. Kendi sokakları dışına nadiren çıkarlar.
O sokağın insanları, esnafları ve hayvan severleri tarafından tanınır ve sevilirler.
Dostlukları, sevgileri ve sadakatları insanlarda göremeyeceğiniz kadar da yüksektir.
Şimdi madalyonun diğer tarafı olan ve insanların zarar gördüğü durumları değerlendirelim.
Bu kadar çok sokak köpeğinin olduğu bir şehirlerde, elbetteki bazı sıkıntılar olmaktadır.
Her insan aynı olmadığı gibi, her köpekte aynı değildir.
İnsanların içinde, katili, hırsızı, tecavüzcüsü, kapkaçcısı ve benzeri onlarca suça bulaşanlar var.
Peki biz insanların içinde, böyle kişiler var diye tüm insanlığı katledelim yada herkesi hapse atalım diyormuyuz.
Tabi ki hayır..!
Çünkü her insan, kendi cezasını çeker ve bir başkasının işlediği en kötü suç bile, bir başkasını alakadar etmez.
Bir kaç olayı bahane yada emsal göstererek, sokaktaki tüm köpekleri düşmanmış gibi gösteren her türlü zihniyeti siddetle kınıyorum.
Sokaktaki hayvanlar kısırlaştırılabilir, aşıları yapılabilir ve belediyeler bu hayvanların takibini yapabilir.
Lakin, bu sokak hayvanlarını mutlu ve özgür oldukları sakaklardan toplayıp, barınaklara tıkamak, yani onları hapsetme hakkı hiç kimsede olamaz.
Bir kaç köpeğin yaptığını, tüm köpekler mal edip onları barınaklara tıkamak isteyenler içinde benim görüşüm..
İnsanların suç oranı köpekleden çok daha fazla, bence masum olan köpekleri hapsetmek gerektiğini düşünen insanlarıda hapse tıkmak lazım ki.
Adalet mantığındaki terazi şaşmasın.
Sokaklar dolu, insanlarda var köpeklerde...
Lakin, Sokakların en masumu köpekler... " Beton "












