Nereden, nasıl geldik bugünlere...
Tek bir makaleye sığmaz bu günlere gelişimiz...
Bir kaç makale dizisi olarak, konuşulmayanları, kendi penceremden yazacağım...
Öncelikle söylemek isterimki,
Ben bu yeni Çaycuma'yı zerre sevemedim...
Nerede o eski bayramlar misali,
Nerede o eski Çaycuma...
Paylaşacağımız yazılarla, iktidarından muhalefetine,
Tüccarından, esnafına, siyaetçisinden sivil toplum kuruluşlarına kadar, bir çok kişi ve kurumu rahatsız olabilir,
Tabi ki bizim kriterimiz, doğru bulduğumuzu da, yanlış bulduğumuzuda, kendimizce yorumlamak.
Hiç kimsenin gönlünü almak yada hiç kimseyi karşımıza almak gibi bir derdimiz yok. İşin o kısmıda pek umrumuzda değil...
Öncelikle ben yeni Çaycuma'yı sevemedim...
Rantın ve ihtirasların pençesinde, kendi insanını Çaycuma'dan uzaklaştıran,
Yerel politikaların ardından ülkedeki ekonomik krizle beraber, orta ve alt gelirli,
Çaycuma'lılar için her geçen gün dahada yaşanmaz hale gelen Çaycuma'yı sevemedim.
Emekli olunca Caycuma'dan daire alıp, Çaycuma'ya geri dönen diğer illerdeki gurbetcilerimizin,
Çaycuma'ki fahiş fiyatlar nedeni ile Silivri'den Çorlu'dan,
Bursa'dan yada her neredeyseler, oradan daire alıp,
Çaycuma'ya dönememelerini sevemedim.
Nüfusu ve ekonomisi büyüyen Çaycuma'da, Çaycumalıların yüzdesel oranı hızla düşerken ve geçim sıkıntısı nedeni ile Çaycuma'lıların göç vermeye devam ettiği, Çaycuma'yı da sevemedim.
Şimdi çok önemli gibi görünmesede,
10 yıl sonraki Çaycuma'yı hayal bile edemiyorum.
Çaycuma'nın yüz yıllık kültürünü bitiren,
Popilist, lakin yıkıcı insanları sevemedim.
Nerelerden, nasıl ve neden bu günlere geldik.
Çaycuma sevdalısı ben bile,
Çaycuma'dan soğuyorsam ve Çaycuma'nın geleceğinden ümidimi kesme noktasına gelmişsem...
Gerçekten birşeyler kötü gidiyordur.
Çaycuma kültürünü korumak, 3-5 binayı ilk hali ile restore etmek ile yada eski evinin aynısını yapmakla olmuyor.
İnsanını, Cuma kültürünü ve alışkanlıklarını yitirmiş yeni Çaycuma'yı ben sevemedim...
Bu günlere gelene kadar, popilist siyaset anlayışını,
İktidarı ve yerelde muhalefeti herşeyi göremezden gelen siyasi anlayışını,
Sesiz kalan sivil toplum kuruluşlarını,
Sessiz kalan esnafını,
Rant peşinde koşarken Çaycuma'nın bozulan kimyasını yok sayanları sevemedim...
Menfaatlerini siyasi duruşuna tercih edenleri, rantı çok tatlı bir hale gelen,
Çaycuma inşaat sektörünün,
Çaycuma'nın eko sistemine en çok zararı verdiğini görmezden gelenleri sevemedim.
Herşeyi herkesi yazacağız...
Eğer;
Benim Çaycuma'm, kendi insanlarının yaşayamadığı,
Cuma kültürünü yitirme noktasına gelmişse,
Elbetteki buna neden olan herkesi konuşmak lazım,
Aslında konuşmakta yetmez.
Gerekirse bir kitap yazıp,
Tarihe bir not bırakmak lazım.
Beş yıl önce pek çok takipçimizinde hatırlayacağı gibi,
Bu konularda net tepki koyan bir yazı paylaşmıştım.
O günlerde, Çaycuma için azda olsa bir ümidim vardı.
Şimdi ise, ülkedeki ekonomik kriz ve Doğalgaz sonrası Filyos Projesi nedeni ile,
Çaycuma için zerre ümidim kalmadı ve artık bu gidişten dönülme ihtimalinde kaldığını düşünmüyorum.
Neyse, bu mevzuların özeti bile uzun, bu konularda daha çok şeyler konuşacağız.
Herkes hak ettiği kadar yazılarımızda ve belkide ileride yazacağımız kitapta yerini alacak.
Son olarak iki konuya bir açıklık getirmek isterim.
Birincisi dışarıdan gelen müteahitleri özellikle ayırmak isterim.
Ankara'da 10 dairede kazanamadığı parayı,
Çaycuma'da 2 dairede kazanan firmanın, elbetteki para kazanmak için gelecek ve rant bitincede geri dönecekler.
Tabiki bu firmalar için Çaycuma'nın kültürü,
Nüfus dengesi ve sosyal durumu önemli olamaz..
Lakin yerli müteahhitlerin,
Çaycuma'nın ekolojik dengesini düşünmemeleri, büyük hatadır...
Çünkü Çaycuma onlarında toprakları ve onlarında yaşam alanıdır.
Para, herşey midir ?
Zaten kazanmıyor muydunuz, yetmedi mi ?
İlaki çok mu kazanmanız lazımdı.
Bu düzenin oluşturulma sürecinde, yerli inşaat firmalarımızın da emeği büyüktür.
Çaycuma'nın yerli müteahhitleri, Çaycuma'nın kendi yaşam alanlanları olduğunuda unuttular.
Kültürü ve insan yapısı değişen Çaycuma'da onlarda yaşayacaklar.
Şu anda en ivedi olan ikinci konuda Çaycumaspor'un geldiği noktadır.
Eğer Çaycumaspor kapanırsa,
Yerelde iktidarından muhalefetine,
Sivil toplum kuruluşlarından siyasetcisine,
Esnafından müteahhitine herkes için ve tüm Çaycumalılar için bir utanç nedenir.
Çaycumaspor'un bu günlere gelmesi ve toplumda yeterince reaksiyon olmaması,
Çaycuma'nın kültürel anlamda geldiği noktanın özetidir.
Eğer Çaycumaspor fesh edilirse,
Fesh edildiği tarih,
Çaycuma için bir milat olacaktır.
Çaycuma'nın sosyolojik çöküşünün tescil günüdür.
Hiç kimse ödeyemeyeceği bir bedelin altına girmesin...
Bu saatten sonra, hataları saklama yada görmezden gelme devri bitmiştir.
Şimdi bir kısım okuyucumuz bu deli derken,
Diğer bir kısım yazımıza zekice gözüyle bakıyordur.
Lakin bir söz vardır,
"Delilik ile dahilik arasında ince bir çizgi vardır"
Ve biz çizginin hangi tarafında olmak gerekiyorsa, o tarafa geçmesini iyi biliriz...
Neyse, önümüzdeki en önemli konu Çaycumaspor ve gelişmeleri dikkatle takip ediyoruz.
Bizim içinde spor sadece futboldan ibaret değil,
Golfte oynarız, atada bineriz...
Hatta binicilik bizim ata sporumuzdur... "Beton"











