Seçimin ikinci turu için yorum yapmıyorum ve zamanda harcamak istemiyorum...
Ben yorum yaparken, kopyala yapıştır yada körü körüne taraf olan biri değilim. Sahayı görüp, konu hakkında bir bilgi birikimi oluşturup, bunları toparlayıp bir süzgeçten geçirmek, en kısa şekli ile yazıya dökmek gerekiyor ve ikinci tur için böyle bir zaman harcamaya gerek yok.
Seçim öncesi özellikle CHP ve Millet ittifakı'nda yanlış olan her şeye tepki koymaya çalışsamda, bunlara yetişemedik. Neredeyse herşey yanlıştı...
Malesef ki özellikle CHP seçmenin hiçbir eleştiriye zerre tahammülünün olmadığını da gördük. Zaten eleştiri olmayan bir yerde, hataları görmek yada yanlışlar düzelmek adına hiçbir gelişme olmaz.
Lakin sandık doğruların ve yanlışların net terazisidir.
Eğer ülkede bu kadar büyük ekonomik sıkıntı varken, insanlar hayatlarından memnun değilken, seçmen sandıkta mevcut iktidarla devam eğilimi gösteriyorsa, bu iktidarın başarısı değil, muhalefetin basiretsizliğidir...
Muhalefetin yanlışlarını her fırsatta dile getirmeye çalışan kesiminde, yine muhalefet seçmeni tarafından yıpratılmaya çalışılmasıda, hatalardan dönülememesinin en büyük nedenlerindendir.
Yaklaşık üç aylık seçim sürecide, ısrarla yanlış bir yönde ilerleyen muhalefetin, 10 günde tam tersi yönde bir istikamet belirlemesinin hiçbir etkisinin olabileceğini düşünmüyorum.
Bu değişim ilk seçimden önce olabilseydi, ısrarla hata üstüne hata yapılmasaydı, o zaman sandıkta bir yansıması olabilirdi.
Lakin artık çok geç.
Alınan oy oranları ve meclisin aritmatiğinden sonra.
Atı alan Üsküdar'ı geçti...
Son olarak ta söylemek isterim ki,
Özellikle CHP seçmenin ülkedeki bu kadar sıkıntıya rağmen, Cumhur ittifakı ve Sayın Erdoğan'ın sandıktan çıkmasını anlayamadığını görüyoruz.
Öncelikle bileceklerki CHP seçmenini dahilerden, kalanlarda düşünemeyenlerden filan oluşmuyor.
Her seçmen kendi oyunu kullanırken genel tabloya bakıyor, pek çok açıdan sentezliyor ve kendi aklına en uygun politikaya oy veriyor yada sandığa gitmeyerek tepkisini koyuyor.
Hiç kimsenin kendisi adına karar veren dahilere uymak gibi bir zorunluluğuda yok.
Muhalefet seçmene alternatif olabilecek bir duruş, bir politika üretememiş,
Hem muhalefet seçmenini, hemde muhalefet partileri eleştirileri sentezleyip, kendisini geliştirme kabiliyeti yetersiz kalmıştır.
Genel merkezlerde tek tip giyinen ve tek tip düşünen insanların, tabandan, halktan ve örgütleden uzak, reklam şirketleriyle belirlenen siyaset şekli ile,
Muhalefetin yarım adım dahi ilerleyemeyeceği, bu seçimde yeniden tescillenmiştir... "Beton"












Çayları doldurun, Samsun’a yeniden çıkıyor, kurtuluş meşalesini yeniden yakıyoruz! Çare yeniden Atatürk Cumhuriyeti, kazanacağız, geleceğimiz, geleceğimiz olan çocuklarımızın geleceği için kazanmak zorundayız!