ARİFE ÇİÇEKLERİ
Önümüz bayram.
Bayramlar çocuklar için her dönem heyecan vericiymiş.
Osmanlı döneminde de çocuklar bu heyecanla bayramlıklarını arife gününden giyer neşe saçarmış.
Bu yüzden de onlara "Arife Çiçeği" denilirmiş.
Ne hoş değil mi?
Yine çocuklarımız bayramlıklarını giyecek,
Bayramı yaşayacaklar.
Bazı gelenekler hala devam etmeli.
Bayramlıklar giyilip,
Ziyaretler yapılmalı,
Büyüklerin elleri öpülmeli,
İkramlarda bulunulmalı.
Ama bazı şeyler artık değişmeli.
Mesela ikramlar çocuğu sevmek için bir rüşvet aracı olmamalı.
Şöyle ki;
"Bana sarılırsan sana çikolata veririm",
"Bir kere öpersen sana harçlık veririm".
Bir çoğu iyi niyetli kabul.
Ama artık çocukları başka tehlikelerden korumak adına bunlardan vazgeçmeliyiz.
Bunlar korkunç.
Lütfen abartı görmeyin söylediklerimi,
Daha önce de anlattım.
İstismarların bir çoğu bu yolla başlar.
Hele bebekse hiç öpmeyelim,
Evet ellerini bile.
Bizi hasta etmeyen bir virüs onun için ölümcül bile olabilir.
Bir de ikramdan önce lütfen aileden izin alalım.
Çocuk orada irade gösteremeyebilir,
Bir rahatsızlığı söz konusu olabilir yada ailesi ɓöyle bir şey tüketmesini tercih etmiyor olabilir.
Artık çocuklar geniş aileden uzakta,
Çekirdek ailesiyle ve apartmanlarda büyüyor.
Siz eğer kendinizi tanıtmadıysanız sizi tanımamış olabilir,
Sınırlı sayıda gördüğü için mesafeli davranabilir,
Belki de hiç iletişim kurmayabilir.
Bunların hepsi normal.
Burada da,
"Ne kadar yabani"
"Dilini yutmuş bu"
"Konuşmayı bilmiyor" gibi ifadeler çocuğu tamamen iletişimden uzaklaştıracaktır.
Onun yerine;
Merhaba benim adım şu,
Annenin akrabasıyım sen de ismini söylemek ister misin?
Gibi yapıcı cümlelerle iletişimi başlatabiliriz.
Çocuklara da öncesinde arife,
Bayram,
El öpme hepsi sohbet havasında anlatılabilir.
Kendi çocuklukluğumuzda ki mutlu bayram anılarından bahsedebiliriz.
Dileyen nerede o eski bayramlar diye sıra dışı bir girizgah da yapabilir :)
Hepinize iyi bayramlar diliyorum.











