Z KUŞAĞI (1997-2012)
3 gün önce hepimiz için çok kıymetli ve anlamlı bir günü kutladık.
19 Mayıs Atatürk’ü Anma,Gençlik ve Spor Bayramı.
Bu kutlu gün Atatürk’ün gençliğe duyduğu inancın simgesidir.
Gençlere sadece bir bayram değil,
Sorumluluk da emanet etmiştir.
Onlara “Gençliğe Hitabe” ile seslenmiştir.
Peki biz bugünün gençlerini,
Bir diğer adıyla “Z kuşağı”nı nasıl betimliyoruz?
Sıkılgan,
Çalışmaya isteksiz,
Köklerden kopuk,
Sosyal ilişkileri zayıf,
Ekran bağımlısı?
Var mı unuttuğum?
Hangisini yada hangilerini en az bir kez kullandınız?
Onları gerçekten tanıyor muyuz?
Yoksa alışılmadık olanı eksik mi sanıyoruz?
Evet bizden farklılar.
Ama bu bir zayıflık değil.
Bu başka bir dünyanın gücü aslında.
Mesela;
Toplumsal olaylara daha duyarlılar.
Sorgulayan,
Eleştirel bir bakış açısına sahipler.
Ailelerinin değerlerini olduğu gibi kabul etmek yerine,
Kendi doğrularını inşa etme eğilimindeler.
Sosyal medyayı çok iyi kullanmalarına rağmen ifade özgürlükleri yok.
Gelecek kaygıları var.
Malesef “beyin göçü” onlar için bir hedefe dönüştü.
Girişimcilik istekleri ve yaratıcılıkları yüksek fakat;
Ekonomik koşullar sebebiyle güvenli meslek arayışındalar.
Onlara bir de buradan bakmayı deneyelim.
Buradan baktığımızda hala eleştirebilir miyiz?
Bence artık etiketlemek yerine anlamaya çalışmalıyız.
Tıpkı Atatürk’ün yaptığı gibi..
Saygı, sevgi ve özlemle anıyorum.











