KÖYLERİN STATÜ KAYBININ SORUMLUSU İL ÖZEL İDARESİ Mİ?
Zonguldak'ın dağlık ve kömür havzası yapısı, yıllardır köylere modern altyapı hizmetlerinin ulaşmasını zorlaştıran bir gerçeklik olmuştur.
Ancak son dönemde en çok konuşulan konu, köylerin doğalgaz hayali ile İl Özel İdaresi'nin "köyleri belediyeye kaptırma" süreci arasındaki bağlantıdır.
Bu, sadece bir altyapı meselesi değil; aynı zamanda yerel yönetimlerin geleceğini şekillendiren siyasi ve idari bir satranç tahtasıdır. 2020 yılında 83 köye sahip olan Çaycuma İlçesi 2026 yılı itibarı ile köy sayısı 72 ye düşmüş.
Zonguldak'ta son dönemde köyler, özellikle doğalgaz altyapısına ulaşmak için belediyelere bağlanma (mahalle statüsüne geçme) sürecini hızlandırmış görünüyor.
Sayın Cumhurbaşkanımızın “şehirde ne varsa köyde de olacak “sözü sonrasında 2008 yılında Köylere doğalgaz müjdesini ilk olarak Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ve İl Genel Meclisi Başkanı Serkan Keskin tarafından veriliyor ve dokuz köy doğalgaza kavuşuyor.
Zonguldak’ta da bu işin Ankara takibini Zonguldak'ın köylerine doğalgaz bağlantısı konusunda en aktif çaba gösteren isimlerden biriside Milletvekili Ahmet Çolakoğlu'dur.
Sayın Vekilin bu çabalarını hızlandıracak kurum ise İl Özel İdaresinin İl Genel Meclisidir. 2025 yılından itibaren Zonguldak'ın birçok köyünde (özellikle Kilimli, Gökçebey, Çaycuma ve Ereğli çevresinde) vatandaşlar doğalgaz talebini yüksek sesle dile getirmeye başladı.
Türkali, Göbü gibi köylerde "Herkeste var, bizde neden yok?" isyanı İl Genel Meclisi Başkanı Necdet Karaveli'nin bazı köylerde (örneğin Gaziler köyü) doğalgaz sözü vermesine rağmen, süreç yavaş ilerliyor.
İl Özel İdaresi'nin doğalgaz altyapısını yaygınlaştırmadaki yetersizliği, köylüleri belediyelere yöneltiyor. Belediyeler ise bu talebi fırsata çeviriyor: Mücavir alan sınırındaki köylere doğalgaz hattı döşeme vaadiyle "gelin bize katılın" diyorlar.
Ereğli, Gökçebey ve Kozlu gibi belediyeler, su ve altyapı hizmetlerini zaten köylere uzatırken, doğalgaz kozunu en etkili silah haline getirdi.
Sonuç? 2025-2026 döneminde bazı köyler referandum veya kararlarla belediyeye bağlandı, İl Özel İdaresi'nin sorumluluğundaki yol ağı kısaldı, bütçe ve yetki alanı daraldı.
Sadece Çaycuma da 11 köy belde belediyesi ve Çaycuma Belediyesine bağlandı. Belediyelere bağlanan köyler ise belediye sınırları içinde sayılınca hem doğalgaz altyapısına hem de imar, yol, su gibi hizmetlere daha hızlı erişiyor.
Ancak bu süreç, İl Özel İdaresi'ni "kan kaybeden" bir yapıya dönüştürüyor. Köyler tek tek "kaptırılıyor", idarenin kırsal kalkınma misyonu zayıflıyor.
Ne Yapılmalı?
Köylere doğalgaz ulaştırmak, siyasi bir rekabet aracı olmaktan çıkarılmalı.
2008 yılında Isparta İlinin yaptığı gibi bir model İl Özel İdaresi ve belediyeler arasında koordinasyon sağlanmalı; belki ortak fon veya şirketlerle kırsal doğalgaz projeleri hızlandırılmalı.
Vatandaşın tercihi her zaman ön planda tutulmalı: Kimse "doğalgaz için belediyeye geçmek zorunda kalıyorum" dememeli.
Zonguldak'ın köyleri, ne İl Özel İdaresi'nin ne de Belediyelerin tekelinde olmalı. Amaç, Cumhurbaşkanımızın dediği gibi “şehirde ne varsa köyde de olacak “ olmalı.
Aksi takdirde, bu süreç sadece yönetimlerin güç mücadelesine dönüşür ve asıl kaybeden, ayağının dibinde doğalgaz çıkan ve sobasını kömürle ısıtmaya devam eden Zonguldak köylüsü olur.











