Çocuklar ilk anlamlı kelimelerini 12-18 ay civarında söylemeye başlarlar.
Bundan önce ki mama,
Baba gibi sözcükler konuşmaya ön hazırlık sözcükleridir.
Günümüzde ki çocukların büyük bir çoğunluğunda gecikmiş konuşma görüyoruz.
Bunun bir çok sebebi var.
Öncelikle değişen aile yapısı;
Geniş aileden çekirdek aileye doğru yaşanan küçülme çocuğun iletişimini kısıtlıyor.
Apartman hayatı;
Akranlarıyla bir araya gelmesini okul dönemine öteliyor,
Çocuğu yalnızlaştırıyor.
Hayatımızın her anında olan ekranlar da;
Malesef tek taraflı iletişim sunduğu için çocuktan cevap beklemiyor ve çocuğu sadece izlemeye itiyor.
Bu yüzden uzmanlar 2 yaşa kadar sıfır ekran,
2 yaştan sonra da sınırlı süre ve seçilmiş içerik diyor.
Ekran maruziyetinin arttığı durumlarda,
Çocuklarda hiç bir nörolojik problem olmasa bile "Sanal Otizm" denilen bir kavram ortaya çıkıyor.
Çocuk otizm benzeri davranış sergiliyor.
Gecikmiş konuşmanın bir başka sebebi de,
Anne-babanın veya bakım veren kişinin gereğinden çok konuşup çocuğa konuşma fırsatı tanımamasıdır.
Çocuğun konuşmaya başlaması için buna ihtiyaç duyması gerekmektedir.
Biz anne olarak çocuğumuzu konuşmadan da elbette anlıyoruz fakat;
Suyu gösterdiğinde hemen bardağa su koyup suyu getirirsek,
Çocuk konuşma ihtiyacı hissetmeyecektir.
Bunun yerine;
Ne istiyorsun?
Su mu istiyorsun?
Sen susadın mı?
Gibi basit sorularla konuşmaya teşvik etmeliyiz.
Fakat;
"Su dersen veririm" gibi pekistireç odaklı olmamalıyız.
Kitaplar her an hayatımızda olmalı.
Bol bol uyaran sunmalıyız.
Uyaran eksikliği de alıcı dilin gelişmesine engel olur,
Böylece ifade edici dili de sekteye uğrar.
Gecikmiş konuşma,
İleride akademik hayatında ki başarısına kadar etki edebilmektir.
Bu yüzden tüm bunlara rağmen çocuğumuz hala konuşmuyorsa;
Önce bir çocuk hekimine,
Gerekiyorsa çocuk gelişimi uzmanına başvurmalıyız.
Eğer çocuğun işitme,
Zeka gelişimi vs durumunda bir problem yoksa ve dil gelişimi yaşına uygun ilerlemiyorsa bir "Dil ve Konuşma Terapisti" nden destek alabiliriz.











